30 Mart 2010 Salı

"Artık"

Artık, söylenesi ya da yazılası tüm anlatıların, peşine gitmeyi göze aldığım yerdeyim.
Oysa bütün bu tanımlanmaya çalışılan durumların, aktarılıp paylaşıldıkça çoğaldığına inanılan hislerin ve kimilerine göre düşüncelerin şekillendiği yerden ayrı kalmak gerekliliği, bahsetmeye çalıştığım.
Böyle hallerde daha basit geliyor insana analizler yapmaya kalkışmak.
"insan ayrılınca fark ediyor, neyin yakınında durup; sarması gerekenleri ve bütün bunların varlığına yüklediği değerden sıyrılıp, uzaklaşabilmeyi becerebilmek. insanı tatlı bir uykuya daldırıyor. Özlediklerinden uzaklaşabileceğine, kendini inandıran bir adamın gece yarısı notları."
Ve bu notların ulaşacağı bir adresin anlaşılmak üzere beklentisinin oluşması saçmalık oluyor bir anda.
Tebessümlerle başlayan ardından kesilmek bilmezcesine anlamlar yüklenebilecek tek bir kelime gibi, devamı ve devamsızlığı sadakatten öte bağımlılıklara doğurgan bir savunudur belki de!
Bunlardan daha niceleri gelir, toplama yöntemleri geliştirilir.
Terli bir adamın vücudundaki bütün direncini mücadele edebileceği paylaşımlar için bir kadına aktarması kadar basittir, saçmalığı savunmak.
Toparlanmak gerekiyorsa anlaşılmak için! ! Vakti gelmiş demektir artık! ! ARTIK!

Sırada ki "Oysa"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder